Çoğu zaman hayır.
Prostat kanseri genellikle bezin içinde sınırlı iken belirgin şikâyete yol açmaz. Bu nedenle “şikâyetim yok, bende bir şey yoktur” düşüncesi yanıltıcı olabilir. Yaşa, aile öyküsüne ve bireysel risklere göre düzenlenen bireyselleştirilmiş tarama yaklaşımı önemlidir. Özellikle birinci derece akrabasında prostat kanseri bulunanlarda değerlendirme daha erken yaşlarda gündeme gelebilir.
Neden Belirti Vermeyebilir?
Prostat bezindeki tümör, erken dönemde idrar kanalı veya çevre dokulara anlamlı baskı yapmayabilir. Şikâyetlerin ortaya çıkması genelde büyüme paterni, tümörün yeri ve hastalığın ilerlemesiyle ilişkilidir. Alt üriner sistem şikâyetleri (zayıf akım, sık idrara çıkma gibi) daha çok BPH ile ilgilidir; bu şikâyetler varsa dahi ayırıcı tanı için ürolog değerlendirmesi gerekir.
Erken Değerlendirmenin Unsurları
- PSA ve muayene: Taramanın temel adımlarıdır; tek başına tanı koydurmaz, risk değerlendirmesi yapar.
- mpMRI: Şüpheli durumda lezyonları gösterir; biyopsiyi hedeflemeye yardımcı olur.
- Biyopsi: Kesin tanı histopatolojik inceleme ile konur; güncel eğilim transperineal yaklaşımdır.
Ne Zaman Doktora Başvurmalı
Ailesinde prostat kanseri öyküsü olan erkeklerin 40 yaşından, olmayanların ise 50 yaşından itibaren üroloğa başvurması önerilir.
Kimler özellikle dikkat etmeli?
- Ailesinde prostat kanseri öyküsü bulunanlar
- Yeni başlayan ya da sürekli devam eden kemik ağrıları olanlar
- Açıklanamayan kilo kaybı yaşayanlar
- İdrarda kan fark edenler (bunlar ileri evre bulguları olabilir)
- PSA yüksekliği veya MR’da şüpheli bulgusu olanlar
SSS
Hiç belirti yoksa tarama gerekli mi?
Karar bireyseldir; yaş, risk faktörleri ve hekim görüşü ile verilir.
PSA normalse içim rahat olsun mu?
PSA’nın sınırlılıkları vardır; muayene ve klinik bağlam önemlidir.
MR normalse biyopsi yapılmaz mı?
Klinik şüphe devam ediyorsa sistematik biyopsi gerekebilir.


